İzlenimler (2019)

2019 yılında gerçekleştirilen projelere ilişkin katılımcıların izlenimlerini anlattıkları bazı yazılara aşağıda yer verilmiştir. Kendilerine sıcak ve içten paylaşımları için çok teşekkür ederiz.

ELAZIĞ / KEBAN / NİMRİ KÖYÜ – NİMRİ KULLUKLARI

25-30 Ağustos 2019

Ayvalık Karagöz Sanat Evi sahibi, düşünceleriyle şekillenen ve gerçekleştirmesine destek veren Sn. Kenan Öztürk’e ve bu etkinlikte olmama vesile olan değerli arkadaşım Doç.Dr. Aylin Beyoğlu’na çok teşekkür ederim.

Sn. Aylin hocam, aylar öncesinde kulluk’un yapımından bahsettiği zaman ve bana teklif etmesiyle birlikte yoğun bir heyecan içerisine girdim. Bu heyecanla birlikte Ağustos ayının gelmesini sabırsızlıkla bekledim. Kenan Bey’in Edirne ziyareti ile de bu güzel duygular daha da farklı bir hal aldı. Aylin hocamla birlikte daha önce kâğıt üzerinde şekillendirdiğimiz tasarımın son halleri üzerinde değerlendirmede bulunduk. Sonra üzerine konulacak, seramik idolleri ve betondan yapılan karga figürleri oluşturuldu, ekip arkadaşlarımızla da ara sıra istişarelerde bulunduk. Bizim için farklı bir deneyim olacağını düşündüğümüz yolculuk sonrası Elazığ’a inmemizle birlikte serüven başlamış oldu. Sonradan hoş sohbetlerine şahit olacağımız ve çok sevdiğimiz Sn. Veysel bey’in bizi “Nimri Kulluk” yazılı pankartla havaalanında karşılaması güzel bir andı, tabii ki bu arada yine uçaktan indikten sonra aynı ekipte olduğumuzu ve de Nimri köyünde aynı odayı paylaşacağımız Sn. Adnan bey’in de uçak içerisinde ufak bir olaya müdahil olması da bir anekdot olarak kayda girmelidir. Sn. Adnan bey’in ayrıca yanında getirdiği ganimetlerin zarara uğraması da unutulmamalıdır. Ekibin diğer değerli üyelerinin de toplanmasıyla birlikte bizi köye götürecek minibüse binerek yolculuğumuzun kalan kısmına başladık. Yöresel gaggoş şapkası ve mizacı olan şoförümüzün yönetiminde, yaklaşık 60 km kadar sürecek yol, fazla yorucu olmamakla birlikte güzel bir şekilde köyde sonlandı.

Köyde çok samimi bir ortamda karşılandık. Kenan bey, ailesi ve dostlarının bulunduğu evin etrafı, faaliyeti gerçekleştirecek ekip için ayrıca özen göstererek hazırlanmış. 5 gün boyunca özellikle yemek zamanlarında yapılan organizasyonlar ve planlar görülmeye değerdi. 15-20 kişinin altına düşmeyen bir sayıya ulaşıyorduk. Gerçekten kolay değil sabah, öğlen ve akşam yemeklerinin planını yapmak. Öğlen ve akşam yemeklerini Keban’dan gelen sevgili aşçımız yapıyor ve tekrar geriye dönüyordu. Bu arada bir iki akşam gitmeyerek sesi ve sazıyla gecelerimize renk kattı. Kendisine emekleri için ayrıca teşekkür ederiz. Sabah kahvaltısı da ayrı bir ritüel, Kenan bey’in ve Sn. Hulusi bey’in sevgili eşleri Anik ve Elisabeth’in ve ayrıca ablası ve abisi Türkan hanım ve Veysel bey’in emekleri büyük. Neredeyse her akşam ayrı kişilerle tanıştık ve bu kişiler gecelere ayrı neşe katarak sözleriyle ve saz nameleriyle hoş sohbet geçen anlara şahitlik ettik.

Öğr. Gör. Ş. Gürkan UZUNKÖPRÜ, Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar MYO

——————–

Ayvalık Karagöz Sanat Evi sahibi, Sn. Kenan Öztürk’e bu projede yer almamıza olanak sağladığı için, bu etkinlikte ilk günden beri bana destek olan, emek veren değerli arkadaşım Öğr. Gör. Gürkan Uzunköprü’ye, bu projeye katılarak verdikleri emekler için Güzel Sanatlar Fakültesi yüksek lisans öğrencisi Asena Sarcan’a, Anabilim Dalımız mezunu Tayfun Yılmaz’a ve lisans öğrencimiz Ümmühan Tutak’a sonsuz teşekkür ederim. Bizleri mahcup etmeyen, çalışkan “Trakya Kulluk” ekibimiz iyi ki vardınız.

Sn. Kenan Bey yaklaşık bir buçuk yıl önce bana bu sanat projesinden bahsettiğinde yüreğimde bitmeyen bir heyecan başladı. Bana bu projede yer almamı teklif etmesiyle birlikte uzun telefon görüşmelerinden sonra her şey netleşince hemen Gürkan hocamla görüştüm ve ekibimizi oluşturduk. Birlikte toplantılar yaptık ve Kenan Bey’in Edirne ziyareti ile daha sonra içerisinde çok güzel duygular yaşayacağımız Nimri Köyü’nün fotoğraflarını inceledik. O zaman bizim için Kulluğumuzu yapacağımız bir yerdi Nimri Köyü; şimdi asla unutamayacağımız insanlar ve anılarla dolu.

Ağustos ayı geldiğinde hepimizin heyecanı daha da arttı. Edirne’den yolculuğumuza başladığımızda bu kadar güzel insanlarla tanışacağımızı tahmin bile edemezdik. Elazığ Havalimanı’nda Sn. Veysel Bey bizi “Nimri Kulluk” yazılı pankartla karşıladı ve diğer projede yer alan arkadaşlarımızla birlikte köye çok güzel bir karşılama ile vardık. Ev ortamı bizlerin daha rahat çalışabilmesi için her şeye sahipti. Evin bahçesi çok güzel düzenlenmişti ve içerisinde Kenan Bey’in yaptığı bir kulluk ile anlamlandırılmıştı. Sanatsal birçok dekor bulunuyordu. Kenan Bey’in güzel ailesi ve dostlukları görülmeye değerdi. Bu dostlardan Sn. Hulusi Beyi sonradan ekibimize yardımcı eleman olarak dâhil ettik. İlk gecenin sabahından itibaren her sabah saat: 05.30’da kulluğumuzu yapacağımız alandaydık. Taş üstüne taş koymak… İşte bütün mesele buydu. Kendi sanat anlayışımızdan da bir şeyler kattık. Sabahları güneşin doğuşuyla başlayan keyifli çalışmalar merak edip gelen köy halkıyla güneşin batışına kadar büyük bir heyecanla devam etti. Açılışa yetişsin istiyorduk ama bir yandan keşke bitmese dediğimiz anlarımızda olmadı değil. Çalıştık, çalıştık, çalıştık… Gündüz çalışırken oluşan yorgunluğumuz geceleri ateşin başında düzenlenen saz nameleriyle son buluyordu.

Açılış günü son tuğlayı koyarken hepimiz hüzünle birlikte mutluyduk. Aynı anda birçok duyguyu yaşadık bu güzel süreçte. Güzel, anlamlı, kalabalık bir açılıştan sonra Sn. Kenan Beyin ailesi ve dostlarıyla akşam yemeğinde toplandık. İlk defa konuşmak istedim ama söylenecek çok söz vardı ne kadarı dile geldi şu an ben de bilemiyorum. Bizlere bu güzel duyguları yaşatan herkese Üniversitem ve ekibim adına teşekkürler.

Doç. Dr. Aylin BEYOĞLU, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi

——————–

Dostum Kenan Öztürk, bir projesi olduğunu söyleyince, hiç düşünmeden evet demiştim. Daha sonra, projenin içeriğini öğrenince, gönüllülüğüm artmıştı. Bir eski Şaman geleneğini hatırlatma, ciddi bir işti.

Bir yıl sonra Nimri’ye geldiğimizde, birbirlerini tanımayan kişiler ile köylülerin tanışması çok sıcaktı.

Gruplar halinde, kalacağımız evlere yerleştik. Daha sonra yapılacak işlerin programı yapılırken, özverinin yüksekliği çok önemliydi.

Trakya Üniversitesinden gelen, öğretim görevlileri ve öğrencilerin heyecanı çok yüksekti. İlk tanışma resmiyeti, işe dönük kolektif çalışma ile çok çabuk dağılmıştı.

İlk geceden sonra, sabah 06.00’da, « Tuztaşı » üzerindeki çalışma için sabırsızlanan grup ve yardıma gelen köyde yaşayanlar, organizasyon ile ciddi bir çalışma kümesi oluşturdu.

İş belli idi. Sabah 06.00’dan, akşam 19.00’a kadar yapılan çalışmaya, gereken görevler de eklenince, Şaman Ruhu’nun birleştiriciliği daha da duyulur olmuştu.

İkinci günden sonra, köyden yardıma gelenlerin sayısı artmaya başlamıştı.

Komşu köylerden, özellikle Denizli köyünden gelenler, akşamlara başka bir tat katmaya başladı.

Beklenen diğer katılımcılar geldikçe, sanki aynı işin bir parçası olarak, bu hayata eklemlendi.

Artık ciddi, kolektif çalışan ve yaşayan bir topluluk olmuştuk. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Heykel Bölümünden gelen öğrenciler, bütün işlerde hızla birleştiler.

Akşamları, Bahçede Hulusi Durmuş ve Akdeniz Üniversitesi öğrencileri Kemal Kahveci ve Şirvan Güngörmez’in tasarladıkları muhabbet mekânı, burada yakılan Şaman ateşi etrafında yapılan sohbetler ile söylenen türkü ve deyişlerin tadı unutulmadı.

İlk Kulluğun yapımı ilerledikçe, ilgi artmaya başlamıştı.

Akşam eğlencelerinin keyfi de artıyordu.

İlk Kulluk Trakya’nın açılışı büyük bir heyecan yarattı… Gerçekten, sonuç çok güzel olmuştu. Hiç kimse açılıştan sonra Kulluk etrafından ayrılamıyordu.

Sonucun ne olacağını bilmeyen insanlar, gördükleri eser karşısında şaşkın olmuşlardı.

O akşam ateş etrafındaki sohbet ve fasıl daha da güzeldi.

Yeni gelen müzisyen arkadaşlar, Elazığ Müziğinin güzelliğini tekrar ispat ettiler. Deyişlerdeki heyecan daha da yükselmişti.

Ertesi gün, Antalya’dan gelen heykel parçalarının indirilmesi bir düğün alayı tadında idi.

Yoldan gelip geçenler, durup bir el atma heyacanında idiler.

Antalya Üniversitesinden gelen iki kardeşimizin gayreti tarif edilmezdi.

Mehmet Aksoy’un gelişi ile bir çırpıda montaj bitiverdi.

O güzel «Semah  Heykeli» heybeti ile gerçekten güzeldi.

Heykelin montajı arasında, Ağbaba’da Köy Muhtarlığı ve Nimri Derneğinin düzenledikleri lokma ziyareti, büyük bir şölen havasında oldu.

Keban Barajı ve Baraj Gölünün büyüklüğü etkileyici idi.

Ancak, toplanan suların altında kalan vadideki ekilebilir araziler ve etraftaki kıraç dağlar ile çevre bu büyüklüğün zararını düşündürüyor.

Son olarak, heykelin açılışı, tüm yapılanların büyük bir finali olmuştu. Açılışa heykelin önünde Semahlar çalınarak başlandı. Denizli köyünden gelen müzisyen arkadaşlar ; Abbas Ertürk, Hacı Ali Coşkun, Veysel Genç ve Yıldırım Kaygusuz’un çalıp söyledikleri Semahlar ortam ile bütünleşti. Konuşmaların ardından deyişlere devam edildi.

O şölen havası içinde, Elazığ Halk Kültürünün büyük ustası, Nihat Kazazoğlu’nu yıllar sonra görmek, çok farklı bir tat oldu.

O gece final eğlencesi daha da güzeldi.

Yoksa bana mı öyle geldi.

Herkesin yüzünde büyük bir mutluluk vardı.

Dönüşte, Harputa uğramamak olmazdı.

Kale içinde gördüğümüz o çirkin otel, keyfimizi kaçırmıştı.

Ancak gezerken, bir sokağın başında, Elazığ Müziğinin unutulmaz ustası, Enver Demirbağ’ın ismini görünce çok duygulandım.

Vefa çok güzeldir…

Evlerimize döndük…

Bu yeniden başlamak için dönmekti…

Tabii ki devam edecekti.

Yapılan işlerin güzelliği, yapılışındaki kolektif emek, yalnız kalmış bu dünyanın geleceğine olan umut ve inancımı da arttırdı.

Sonuç olarak, bizi havaalanından alan, sekiz köşe kasketli, Denizli Köyünün muhtarı Ali Kıratlı’dan, her gün yemeğimizi yapan aşçımız Latif Usta’ya kadar, tüm emeği geçenlere, yaptıkları eserlere duydukları saygılarını saklayamayan, genç kardeşlerimize, bizleri evlerinde misafir eden Nimri köylülerine ve komşu köylerden bu emeğe coşku ile katılanlara, projeye gerçekten inandığını hissettiren, Keban Belediye Başkanına, son gün bizlerle beraber olup belgesel tadında çekim yapan Sabri Özaydın hocaya, ekibine ve bu projeyi düşünüp, yapılmasını sağlayan herkese, kendi adıma teşekkür ederim.

Sevgilerimle.

Ekim 2019

Adnan ALTUN, Nimri Kullukları Projesi gönüllü katılımcısı