Ümit Şıracı, Ovo – Obo

ÜMIT ŞİRACI

DENİZLİ’DE ALTAY İNANÇ TAŞLARI:  OVOLAR 

Sizlere kadim Türklerde kutsal mekânları sembolize eden ovoların Denizli örneklerini tanıtacağım.
Denizli’de dağ zirvelerinde özellikle Babadağ, Karababa, Akbaba, Çökelez ve Bozdağ zirvelerinde ovolardan çokça görmek mümkün… Kutsal mekânlarda yapılmış olduklarından ovolar, kutsal taş yığınları olarak bilinir. Fotoğraflarda gördüğünüz üzere ovolar, irili ufaklı dizilmeye elverişli, üst üste konulmuş taş yığınlarından oluşmaktadır. Bu kutsal taş tepeciklerine/yığınlarına ovo denildiği gibi bazen “ova”, “oba”, “obo” ya da “düşek” de denilebilmektedir.
Ovoların kökleri ve bununla ilgili kutsal gelenekler, kadim Türk coğrafyasına kadar dayanmaktadır. Günümüzde bile Moğolistan’ın dört bir yanında yol kenarlarında birçok ovo yer almaktadır. Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm adlı eserinde bu ovo/oba kültünün hem Türk hem de Moğol boylarında ne kadar yaygın olduğu hususunda şu açıklayıcı bilgilere yer verir: “Oba, steplerde toprak, dağ geçitlerinde taş yığınlarından meydana getirilen suni tepelerdir (höyüklerdir). Bu obalar steplerde kutsal dağ ve tepe yerini tutarlar.”
Atlas dergisinin Şaman Türkler/Tuva ve Hakasya özel sayısında Sinan Anadol, ovo geleneğinin Şamanizm izleri hakkında şu bilgileri vermektedir. Buna göre taşlara bez bağlamak, Şamanizm’de önemli bir inanç ritüeli. İnsanlar bu yolla Tanrılara dilek ve isteklerini ilettiklerine inanıyorlar. Bir tepenin en yüksek noktası, onun ruhunun açılım noktası olarak kabul ediliyor. Bu noktalarda oluşturulan ova/obalar, tepe ruhunun fetişi aslında… Şamanizm’e inananlar özellikle dağ doruklarında ya da geçitlerinde taşları üst üste yığarak kutsal alanlar oluştururlar. Her gelip geçenin yığına bir taş koyması ya da bez bağlayarak ruhlara sunuda bulunması gerekir. Bazen de ovolar ya da obalar, taş yığınlarının olmadığı kutsal mekanların da genel adı olabilmektedir. Kaynaklara göre kutsal olduğuna inanılan kişilerin kutsamasıyla bu mekanlar bazen de adak yeri olma özelliğine sahip olabilmektedir. Bir şaman geleneği olan ovoların bu inanç özelliğine dair Abdülkadir İnan, açıklamaları ile bizleri aydınlatmaktadır: “Eski zamanlarda obaya kurban sunma töreni basit idi. Şaman, filan oymağın koruyucu ruhunun filan yerde bulunduğunu söyler, boy veya oymak oraya bir höyük yapardı. Bu oba boyun tapınağı olurdu. Burada kurbanlar kesilir, dini törenler yapılırdı. Obanın yanından geçen her yolcu atının kılından veya elindeki paçavralardan bir parçayı adak olarak buraya atardı. Oba kültüne gelenek olarak Müslüman Türkler’de de rastlanmaktadır. Kırgız-Kazak boyları obalara karşı derin saygı gösterirler. Bunlara göre obalar “arvagı” güçlü kahramanların mezarıdır.”
Yukarıda kısaca özetlediğimiz ovolara örnek olarak Pamukkale’de bulunan Yeniköy üstünde Hierapolis yönüne giden yolun üstündeki üç adet ovoyu gösterebiliriz. Yola selam duran bu taş yığınları, fotoğraflarda da gördüğünüz üzere adeta yolcuya yol gösterir ve ona kılavuzluk yapar gibidir. Bu yol aynı zamanda göçer Türkmenlerin “ulu yol” olarak tabir ettikleri yoldur. Bize yöre halkından aktarılan bu bilgi, yukarıda yazımızın girişinde belirttiğimiz kutsal mekanlarla ilgili genel bilgilerle örtüşür niteliktedir…

Ümit Şıracı,

Site notu : Sayın Ümit Şıracı gezdiği yörelerden bize ilginç Kulluk fotoğrafları yolluyor. Kendisine teşekkür ediyoruz. Ümit Şıracı’nın  Facebook paylaşımında (temmuz 2019) Fethiye Elmalı’dan eklediği fotoğraflarda da Dede Döşeği ve Kullukların Denizli ve Türkiye’nin farklı yörelerinde yaşayan Türkmen yerleşim bölgelerindeki ile aynı  olduğunu görüyoruz. Özellikle kulluk biçimleri, Arapgir’in Onar köyündeki Kulluklar ile çok benzerlik göstermektedir. ( Her ikisinde de  Kullukların üzerine sopalar eklenmiştir  ve bu sopalara çaput bağlama geleneği gözükmektedir)

%d blogcu bunu beğendi: