Işık, cam kulluk

Cam kulluk tasarımının 1. önerisi.

TASARIM

Abbas PEKIŞIK. Cam Sanatçısı
Beliz ORAL.  Mimar – Grafik Tasarımcısı
Adnan ALTUN. Halk Kültürü Araştırmacısı

Kütle cam ve cam parçalarından kulluk yapmak

Cam; ışık geçirip yansıtan, ışık kırılması nedeniyle renk ayrımları yapan, katılaşmış bir sıvıdır.  Kendisi ışık kaynağı olmadığı halde, bir ışıklı sihir aracı olmuştur. Büyü, sağaltma, sihir ve fal malzemesi olarak da kullanılmıştır.

Günümüz insanlık tarihinin 6-8 bin yıl öncesinde, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde, doğal bir cam olan Obsidiyen çıkarılmış, orak, av bıçağı, ok ve mızrak ucu olarak kullanılmıştır. Obsidiyen, volkan lavlarının; çok hızlı soğuyarak, kristalleşemeden katılaşmasıdır.

Rize’den, Nemrut’a ve oradan Dicle’nin batısına kadar uzanan yarım ay şeklindeki bölgede pek çok maden oluşumu vardır. Bakır, demir, kalay gibi obsidiyende aynı oluşum sürecinde meydana gelmiştir. Bu doğal cam, taştan sonra insanlığın kullandığı ilk el aletlerinde uygulanmış olup, daha sonra inançlar içinde kullanılmıştır.

Neolitik dönem başından itibaren, düalist inançlar öne çıkmış ve gelişmiştir. En önemli ikizler: “İyi – Kötü”… “Işık – Karanlık” olmuştur.

Sembollerde ışığın önce kendisi, ileri dönemlerde, soyut görüntüleri ve elemanları öne çıkar. Cam boncuklarda, camın kendisi önem kazanır. Giderek göz, “nazarlık” inanca girer. Cam ışık kaynağı olmadığı halde, ışık olarak kabul edilmiştir. Suretler olarak, Anadolu ve Asya şamanizminin farklı öğelerinde, şamanlara ait giysilerde, kuşaklarda, takımlarda kullanılır ve ruhların sembolleri olarak kabul edilir.

Günümüzde bile, aynalar; davul ve zurnalarda, kadın giysi ve takılarında, süpürgelerde kullanılmaktadır.
İnsanlık bu malzemeyi bir ışık sihri olarak görmüştür.
Adnan ALTUN
Halk Kültürü Araştırmacısı