Selahattin Yalçıner ve Nimri kullukları

Sevgili Kenan Hasolu kardeşim, öncelikle sana çok teşekkür ederim ki, böyle unutulmaya yüz tutmuş bir konuya el attın. Gerek Nimri köylümüz gerek yöre halkımız kuşak değişiminden dolayı, kulluk nedir yenilir mi içilir mi diye akıllarına bile getirmezken, sen bu kulluk meselesini gündeme getirdin. Ne diyem can eline emeğine sağlık. Hatta maddi manevi özverili çalışmaların için sana çok ama çok teşekkürler.

Kullukla alakalı tanıtım yazıların ve araştırmaların gerçekten bir birinden güzel. Gerek yöremizden gerek dünyanın başka kıtalarından, derlediğin kulluk içerikli bilgiler ve fotoğraflar yerli yerinde. Fakat Dummucu kardeşin kulluk hakkında yine de farklı bir fikir beyan etmek istiyor. Tabii ki kulluk konusunda senin düşüncelerine, farklı bir pencereden katkı yapmak için olacak.

Kenan can ben 14 yaşına kadar Nimri köyümüz bölgesi olan Dummu yöresinde, dağ taş davarların peşinde dolanıp durdum. Dummu yöremizin irili ufaklı belli tepelerinde çeşitli kulluklar vardı. Hatta bazı kullukları değil de, özelikle Barıkayası’nın az altında kalan tepenin üzerindeki kulluğu, zaman zaman yıkar daha yükseğini daha düzgün olanını yapmaya çalışırdım. Maksadım zaman geçirmekti ama, asla kulluğun özünü bozmadım, hatta bir santim dahi yerini değiştirmeden uğraşırdım. Belki bana vay tarih düşmanı diyebilirsin, saygı duyarım. Sonuçta ben de kendimi tarihe karışmış bir varlık olarak görüyorum yaşım itibariyle zaten.

Sevgili Hasolu kardeşim, kulluk konusunda sadede gelirsek eğer düşüncem şöyle; Dummucu kardeşin der ki; dağlarımızın bazı tepelerinde olan kulluklar, sınır köylerinin veya sınır ilçelerinin hudutlarını belli eden işaretlerdir.
Selam ve sevgilerimle.

Selahattin Yalçıner

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: