Tanıtım

Nimri Kullukları Sanat Projesi

Bir Anadolu köyünde sanat için taş üstüne taş koymak

Nimri Kullukları, Elazığ’ın Keban ilçesi Nimri Köyü’nde sanatsal kulluklar yapmayı amaçlayan, sosyal sorumluluğa dayalı bir kültür projesidir. Ayvalık’taki Karagöz Sanat Evi’nin sorumluluğunda sürdürülen proje; kâr amacı gütmeyen, farklı meslek alanlarından katılımcılar tarafından desteklenen, sosyal sorumluluğa dayalı bir sanat etkinliğidir. Gönüllülük temelinde biraraya gelen sanatseverler, Nimri Kullukları konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtım faaliyetleri yaparlar. Çalışmalar Nimri köylüleri ve muhtarlığı ile işbirliği içinde yürütülmektedir.

25-30 Ağustos 2019 tarihleri arasında ilkini gerçekleştirdiğimiz « Nimri Kullukları Sanat Projesi », yok olmaya bırakılmış yerel ve evrensel bir geleneği, günümüz estetik anlayışıyla yeniden hayata geçirmeyi, sanatçıyı köy ile buluşturup eserler yaratmayı, üretilen yapıtları da doğaya, yani kaynağına yerleştirilmeyi, böylece Nimri’yi bir sanat köyüne dönüştürmeyi amaçlıyor.

Nimri’de yeniden kulluklar ve ilk adımlar…

Eskiden Nimri dağlarını süsleyen kulluklar, köylülerin taşları üst üste koyarak silindir biçimde yaptıkları, iki metreye yakın, tepesinde bir sopa ve sopanın başında at ya da sığır kafası iskeleti bulunan, insanlara tabiatta manevi güç veren yapıtlardı. Tarih boyunca var olan kulluklar Nimri dağlarından, köylülerin büyük şehirlere göçleriyle beraber bundan 40 yıl kadar önce yavaş yavaş ortadan kayboldular. Geçmişimizde yaşamımızın bir parçası olan, belki Orta Asya’dan alıp getirdiğimiz binlerce yıla dayanan bu geleneği tekrar yaşatmak ve genç kuşaklara hatırlatmak amacıyla, ilk başta Nimri’de Eylül 2016’da yaptığımız kulluğun adını « İŞMAR » koyduk. İşaret anlamına gelen « İşmar » 40 yıl aradan sonra, henüz hatıralardayken yeniden ortaya çıkarıldı. İşmar geçmişi geleceğe bağlayan ilk anıt oldu. Geriye, yok olmuş kullukları yeniden canlandırmak, kopan zinciri onarıp tarihe küçük bir işaret koymak kalıyordu.

2018 yılı Ağustos ayındaki Nimrililer buluşmasında, kulluk projesinin ilk denemesi yapıldı. Sanatçı Meral ve Cemal EREZ’in hazırladıkları iki kulluk tasarımı, Nimrililer tarafından köyün doğusunda bulunan Ağbaba dağının tepesine dikildi.

Ardından Ayvalık’ta çalışmalarını yürüten, Karagöz Sanat Evinin bir tasarımına dönüştürdüğümüz Nimri Kullukları Sanat Projesi, 2019 yılının Ağustos ayında resmi olarak başladı.

Heykeltıraş Mehmet Aksoy’dan projeye destek, « Semah » heykeli

 

2019 Ağustos ayında birincisini yaptığımız etkinlik, Türkiye’nin tanınmış heykeltıraşlarından Mehmet AKSOY’un önemli bir desteği ile başladı. AKSOY’un proje için hazırladığı “SEMAH” heykeli Nimri Köyü’ne 29 Ağustos 2019’da dikildi. Bu heykel, «Kulluk » adıyla anılan, kaybolmaya yüz tutmuş bir gelenekten esinleniyor. Semah, « Kulluk » denen, doğadaki taşların üst üste konulmasıyla yapılan, insana benzeyen dikili taş anıtlardan el alıyor.

Antalya’da Erkılıç Mermer Fabrikasında, uygulaması Akdeniz Üniversitesi Öğretim üyesi Heykeltıraş Ferit YAZICI yönetiminde, Heykel bölümü öğrencileri tarafından yapılan SEMAH, 29 Ağustos’ta Nimri Köyü girişine inşa edilen Kültür Harmanı’nda, projeyi destekleyenler ile birlikte Mehmet AKSOY tarafından yerine kondu. Böylece, Berlin’de ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde meydanları süsleyen heykelleriyle öne çıkan Mehmet AKSOY’un ilk kez bir yapıtı Anadolu’nun bir köyünde yaşamaya başladı.

Trakya Üniversitesi’nin Nimri’de « Trakya » kulluğu

 

Nimri Kullukları Projesi, tarihsel mirastan yola çıkılarak, sanatçı, akademisyen, öğrenci ve sanat gönüllülerini biraraya getirdi. Bir Anadolu köyüne kültürel kimlik kazandırmak için farklı dinamikleri tek potada birleştirdi. Nimri Köyü Sanat Projesi kapsamında, Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bölümü öğrencileri, öğretim üyeleri, Aylin BEYOĞLU, Şükrü Gürkan UZUNKÖPRÜ’nün yönetiminde 25–30 Ağustos tarihleri arasında Nimri’ye gelerek “TRAKYA” isimli bir kulluk anıt çalışması gerçekleştirdiler.

Nimri’nin dağlık bölgesinin başladığı Karşıbaşı mevkiinde yer alan « Tuztaşı » üzerine dikilen TRAKYA kulluğunun açılışı 28 Ağustos 2019 tarihinde yapıldı.

Kültür harmanı

2019 programı kapsamında, köy girişine 260 metrekare bir alanın ilk çevre düzenlemesi yapıldı ve buraya Mehmet Aksoy’un Semah heykeli kondu. Bir kültür harmanı olarak tasarlanıp, proje etkinlik merkezi ve sanatçıların çalışma mekânına dönüşmesi planlanan bu alan gelecekte açık hava atölyesi olarak hizmet verecektir. Kültür Harmanı, kulluk geleneğinden hareketle, kırsal alanda sanatçıların yaratım yaptıkları bir çalışma yeri olarak varlığını sürdürecektir. Doğada sanat üretmeyi hedefleyen Nimri Kullukları Projesi kapsamında, ulusal ve uluslarası konuk sanatçı ağırlama imkanları üzerinde çalışılmaktadır. Konuk sanatçı atölye çalışmalarında yaratılan eserler, Nimri’nin bir noktasına bırakılarak etkinliğin kalıcılığı sağlanacaktır.

Kulluklar üzerine

Kulluklar antik zamanlardan bugüne, şaman kültürünün bir devamı olarak, ıssız bucaksız doğanın, özellikle dağ tepelerinin belirgin yerlerine yapılıyor. Türkler’de Gök Tengri’ye bir dilek için konulduğunu düşündüğümüz bu anıtların aynı zamanda bulundukları yerlerdeki canlı ve cansız tüm varlıkları koruduğuna inanılıyor. Yerle göğü birbirine bağlayan bu yapıtlar yollardaki insanların yol ve yön bulmalarına da rehber olan işaretler olarak tanımlanıyor. Çok eski çağlardan beri şamanlığın mihenk taşı olmuş kullukların, Orta Asya ve Sibirya toplumlarından dünyanın birçok coğrafyasına yayıldıkları tahmin edilmektedir. İnsan görünümlü bu anıtlar, yapıldıkları her ülkede hemen hemen aynı işleve sahip olarak günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Nimri Köyündeki kulluklar, Orta Asya’da “obo” ya da “ovo” İnkalarda “saywa”, Kanada’da “inuksuk”, Avrupa’da “cairn” olarak adlandırılıyorlar.

 Geçmişte ve günümüzde farklı halkların kültürlerinde görülen kulluklar, doğada yassı taşların üst üste konmasıyla yapılan, yaklaşık iki metre boyunda, silindir şeklinde dikilitaşlardır. Kulluğu oluşturan her taş, birbirinden güç alarak ayakta durur, aynı zamanda doğadaki dengeyi ifade eder. Taşlar tek tek bu dengenin esas öğesi olup eşit derecede öneme sahiptir. Kullukta birbirine yaslanarak ayakta durma olgusu, tarihte göçebe halkların kendi iç dayanışmalarının simgesidir. Genellikle dağlık bölgelerde bulunan kulluklardaki taşların bu yapıları, doğadaki her varlığın birbirine bağlı ve birbirine gereksinimi olduğunu ifade eder. Kulluk insana sağlıklı bir doğa, iyi bir gelecek için kolektif sorumluluğunu hatırlatırken gelip geçen her yolcuya ‘Ben buradayım sen de doğru yoldasın’ der, yol gösterir.

Dünyanın çeşitli yerlerinde, Nimri’deki kulluklara benzer geleneklerden yola çıkılarak taş sanatı etrafında farklı güncel sanat çalışmaları ve festivaller düzenlenmektedir. Nimri Kullukları Sanat Projesi, Nimri dağlarında var olan kulluklardan hareketle, sanatçılardan alacağı estetik güç, kültüre destek verecek kişi ve kurumların katkısıyla dünyadaki bu sanat dalı dinamiğininde bir parçası olacaktır.

Kenan Öztürk

Nimri Kullukları Proje sorumlusu